Devrim Kapıda: Endüstri 4.0 ve Nesnelerin İnterneti

endüstri 4.0

Devrim Kapıda: Endüstri 4.0 ve Nesnelerin İnterneti

Son zamanlarda adından sıkça bahsedilen, siyasetçilerin de önemli bir seçim argümanı haline gelen Endüstri 4.0 ve buna bağlı olarak Nesnelerin İnterneti ilgili kavramları çok sık duyar olduk.

İlk olarak, iki terimin farklı amaçlarla yaratıldığını belirtelim. Endüstri 4.0, dördüncü sanayi devriminin adını koyan ve bununla özdeşleşen bir Alman hükümet inisiyatifini – şimdi gerçekleşen bir devrimi – tanımlamaktadır. On sekizinci yüzyılda meydana gelen ve mekanik üretim ile karakterize edilen ilk devrimi takip eder; ikinci, yirminci yüzyılın başında doğmuş ve elektrik kullanımıyla mümkün kılan seri üretim ile karakterize edilmiştir; Üçüncüsü, yirminci yüzyılın ortalarında gerçekleşti ve bilgi teknolojisiyle ve bunun uzantı olan Nesnelerin İnterneti ile bağlantılıydı.

Endüstri 4.0 ve nesnelerin interneti kavramlarını ilk olarak Cisco Systems‘deki makine ve robot segmentinin kıdemli yöneticisi Bryce Barnes tarafından kullanılmıştır. MC2 konferansında konuşan Bay Barnes, nesnelerin birbirlerini algılayabilecekleri ve iletişim kurabilecekleri, böylece fiziksel dünyamız hakkında kararların nerede ve kimin tarafından alındığını değiştiren akıllı cihazların akıllı bağlantısı olarak IoT‘yi tanımladı. Üretim şirketleri şu anda fabrikalarında ve atölyelerinde bu “akıllı cihazların akıllı bağlantısını” uyguluma konusunda önemli atılımlarda bulunuyor. IoT’nin bu uygulamalarını tüketicilerden ve diğer alanlardan ayırmak için, genellikle Nesnelerin Sınai İnterneti terimi kullanılır hale gelmiştir. Çoğu durumda, Endüstri 4.0 ve Nesnelerin Sınai İnternet (IIoT) terimleri birbirinin yerine kullanılır. Ancak bu iki terim, benzer teknolojilere ve uygulamalara atıfta bulunsa da, farklı kökenlere ve anlamlara sahiptir. İşte bu yüzden Endüstri 4.0 ve “Nesnelerin Endüstriyel İnternetleri” arasındaki farklılıkları anlamak ve zihnimizde yarattığı en uygun yaklaşımları anlamak önemli.

Özellikle son 5 yıldır dijital alanda tanımların havada uçuştuğu, emekleme evresinden (kesin olarak) ayağa kalkan bir teknoloji devriminin doğal olarak standartlarının belirlenmesinde de güçlük çekiliyor. Bu yolda atılan her adım, yaşanılan her bir deneyim, bir önceki adımın açıklarını, eksiklerini kapatıyor. Bir dijital pazarlama uzmanı olarak bizim alanımızda bile bu konuda ne kadar sorunlar yaşadığımızı başka bir yazı dizisinde yazacağım.

Gelişmekte olan endüstriyel IoT, endüstrinin temelini yeniden şekillendirecek kapsamlı bir değişim olduğu tahmin edilmesine neden oluyor. Dolayısıyla yakın dönemin bir sonraki Sanayi Devrimi olarak adlandırılıyor. Bu devrim, genellikle mekanikleştirme (1800’lü yıllarda buharlı motorlarla güçlendirilen), seri üretim (1900’lü yılların başında elektrik ve montaj hattı ile desteklenir) ve otomasyon (1900’lerin sonlarında bilgisayarlarla güçlendirilen) önceki üç endüstriyel devrimi takip eder. ). Dördüncü sanayi devrimi olarak yani nesnelerin interneti, yeni yazılım sürümlerinin genellikle belirtildiği şekilde, Sanayi 4.0 adını almıştır. Bu, en son endüstri devriminin, üretim verilerinin akışlarını işleyebilen, otonom, akıllı, sürekli öğrenen, verileri anlamlı bir çıktıya dönüştüren yapay zeka ile desteklenmektedir. Süreci daha da hızlandıran ve bu alanda bir rol model olarak tanımlayabileceğim Boston Dynamics’in yerçekimine meydan okuyan oldukça sezgisel ve gelişmiş robotları da “tanımlanan” endüstri devriminin çok yakında başlayacağının sinyallerini veriyor zaten. Youtube’da 5 yıl önce BD’nin sırtlarına bağlı kablolarla tireye titreye yürüyen robotlarından bugün havada perende atan olağanüstü makinelere dönüşünü sadece 5 sene içinde gördük..

Bununla birlikte, Sanayi 4.0 terimi aynı zamanda 2. dünya savaşı sonrasında küllerinden doğup gerçek bir endüstri devrimi yaratan Almanya’daki üniversiteler, şirketler, işçi sendikaları ve devlet kurumları tarafından da kabul edilen bir terimdir. Bu “Industrie 4.0” girişimi, ülkenin yalnızca Almanya’da değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki üretimin geleceği için vizyonunu temsil ediyor. Bu ortak inisiyatifin amacı, hem bir kullanıcı hem de “akıllı fabrika” teknolojisinin geliştiricisi olarak bu ülkeyi öncülük etmek. Bu inisiyatif, elbette ayrıntılı bir kavramsal çerçeveyi, belirli hedefleri ve kilometre taşlarını içeren açık bir stratejiyi ve özel ve kamu kaynaklarından sağlanan önemli finansmanı da kapsamaktadır Burada gelişmiş üretimi desteklemek için devlet desteği birincil faktör konumunda olduğunu söyleyebiliriz.

endüstri 4.0

 

Siemens’in Almanya’daki hareket kontrolünden sorumlu başkan yardımcısı Bernd Heuchemer, Industrie 4.0’ın amacının “fiziksel, sanal, BT ve siber sistem dünyalarının yönlerini yeni bir oluşumun yaratılmasına yardımcı olmak için, endüstrinin yeniden şekillendirilmesinde aktif olarak hareket etmek olduğunu” söylemiştir.

Ancak pratik bir mesele olarak, bu bekleyen devrim evrimsel bir şekilde uygulamaya konulacaktır. Şirketler aşamalı olarak bunu uygulayacaklardır. Bu süreci yazımın başında belirttiğim gibi standartların oluşması aşamasında yaşanılan deneyimler büyük bir rol oynamaktadır.

Endüstriyel Nesnelerin İnterneti kavramı, Nesnelerin İnterneti’nin (tam kökleri belirsiz olan bir terim) endüstriyel bir uyarlamasıdır ve GE’den ve “Endüstriyel İnternet” teriminin tercih edilen kullanımı ile Cisco’dan birçok endüstri varyasyonuna sahiptir. “Her Şeyin İnterneti” teriminin. Endüstriyel Nesnelerin İnterneti ile tanımlanan en önemli organizasyonlardan biri, GE, AT & T, Cisco, Intel ve IBM’in desteğiyle 2014 yılında kurulan Endüstriyel İnternet Konsorsiyumu (IIC). IIC, IIoT teknolojilerine ilişkin kaynakların, fikirlerin, pilot projelerin ve etkinliklerin yanı sıra bu teknolojilerin güvenliğinin sağlanmasını amaçlayan kar amacı gütmeyen bir kuruluştur. IIC, kuruluş belgesinde, amacının “Endüstriyel İnternet üzerindeki endüstri, akademi ve hükümetlerdeki öncelikleri belirlemek ve koordine etmek” olduğunu belirtiyor.

Gördüğünüz gibi, katılan oyuncular çok farklı. Endüstri 4.0 durumunda, asıl oyuncular Alman Federal Hükümeti’dir – Eğitim ve Araştırma Bakanlığı ve Ekonomi ve Araştırma Bakanlığı aracılığıyla; akademik dünya, Fraunhofer Enstitüsü, ulusal bilim ve mühendislik akademisi ve Alman Yapay Zeka Araştırma Merkezi aracılığıyla; ve üç dernek tarafından yönetilen özel iş dünyası – BITCOM, VDMA ve ZVEI başta gelen kuruluşlar olarak Sanayi 4.0’ın ana aktörleri arasında yer alıyor.

IIC ile yaklaşım ağırlıklı olarak iş odaklıdır. Konsorsiyumda çoğunlukla özel şirketler ve Hindistan, Çin ve Almanya dahil olmak üzere 12 farklı ülkede bazı akademik kurumlar olmak üzere 200’e yakın üye bulunmaktadır.

Endüstri 4.0, özellikle imalat endüstrisine ve son derece dinamik bir küresel pazarda rekabet gücünü sağlama amacına odaklanmıştır. IIC, internet bağlantılı teknolojilerin, hem imalat hem de imalat dışı sektörlerde benimsenmesini sağlamaya ve hızlandırmaya odaklıdır.

Benim düşünceme göre, iki girişimin, benzer bir teknolojik ortama bakmasına rağmen, yüzeyde görünenden daha fazla farklı olduğu açıktır. Bu fark önemlidir ve aygıtların dünyasının daha da bağlantılı hale gelmesiyle sonuçlanacaktır. Sonuçta, her bir nesnenin, kullanıldığı sektörden bağımsız olarak, bir veri ve bilgi kaynağı haline geldiği noktaya kadar. çapraz sanayi amaçları. Özgün kaynak endüstrisi içinde analiz edildikten sonra veriler için potansiyel kullanım alanları, farklı alanlardan gelen veriler ile ilgili olduğunda, günümüzde hayal bile edemeyen senaryolar yaratarak muazzam bir şekilde çoğaltılabilir.

Ülkemizde durumu değerlendirecek olursak şahsi görüşüm Endüstri 4.0’a geçmek demek 4G internetten sadece talimatla ismi koyulan 4,5’ G ye geçmek değildir. Katma değeri düşük bir ülkenin üretimde dışa bağımlılıktan kurtulmadan, kendi varlıkları ile üretmeden bir devrime müdahil olması ne yazık ki mümkün değildir. Aşılacak daha çok yolumuz olduğunu söyleyebilirim. Karamsar olmak istemiyorum ama Teknoloji siyaset ile şekillenen bir alan değildir. Üretim ile, yatırım ile, ArGe ile, kaliteli bir eğitim modeli ile ilmek ilmek örülen meşakkatli bir yoldur teknoloji. Hepimizin bu yolda üzerine düşen görevleri yerine getirmesi gerekiyor. Üretmekten başka bir seçeceği yok.

Faruk Gür
AEF Digital Marketing Agency
Kurucu